 |
Sayın Bakanım, Sayın Valim, Sayın Rektörler, Sayın Meslektaşlar, Basınımızın Değerli Mensupları ve Sevgili Öğrenciler, İzmir'den bilim ve eğitim dünyasına yeni bir ses, yeni bir nefes olarak yola çıkan İzmir Üniversitesi'nin resmi açılış törenini onurlandırmanızdan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum; hoş geldiniz! |
Törenler bir yönüyle mutluluğu ve onuru paylaşmak, diğer yönüyle de bazı konularda karşılıklı görüş alış verişinde bulunak için fırsattır. Bu vesileyle öncelikle, İzmir adını taşımanın ve İzmir'e kendi adında bir üniversite kazandırmanın onurunu sizlerle paylaşmak ve Üniversitemizi kısaca tanıtmak istiyorum.
İzmir Üniversitesi, 1995 yılında kurulan Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yürütülen çalışmalar sonucu 18 Mayıs 2007 tarihinde kurulmuştur. 2008-2009 öğretim yılında öğrenci alan Üniversitemiz, 27 Ekim 2008 günü öğretime başlamış bulunmaktadır. Üniversitemiz bünyesinde, Hukuk, Mühendislik (Bilgisayar, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümleri), İktisadi ve İdari Bilimler (İşletme ve Uluslararası İlişkiler Bölümleri), Fen Edebiyat (Matematik ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü) Fakülteleri olmak üzere dört fakülte ve Turizm ve Otel İşletmeciliği, Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama ve Elektronik Haberleşme bölümlerinden oluşan üç meslek yüksek okulu programı bulunmaktadır. Önümüzdeki yıl açılması planlanan bölümler ise, Fen ve Sosyal Bilimler Enstitüleri, Güzel Sanatlar Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Sağlık Yüksek Okulu, Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde Amerikan Kültürü ve Edebiyatı ve Psikoloji bölümleri; Mühendislik Fakültesi bünyesinde Yazılım Mühendisliği ve Endüstri Mühendisliği bölümleri; İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde Turizm İşletmeciliği, İngilizce İşletme ve İngilizce Uluslararası İlişkiler Bölümü ile Meslek Yüksek Okulu bünyesinde yer alacak Bilgisayarlı Muhasebe bölümleridir.
Üniversitemizde eğitime başlayan öğrenci sayısı 527'dir; halen, kadrolu 46, yarı zamanlı 10 öğretim elemanı ve 25 idari personel görev yapmaktadır. Yeni açılacak bölümlerle birlikte öğretim elemanı sayımız 80'e ulaşacaktır.
Fiziki mekanları bakımından, bir çok Devlet üniversitesinde bulunmayan imkanlara sahip olan böyle bir kurumu İzmir'e ve Ülkemize kazandırdığı için Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı'nın kurucusu Sayın Necdet Doğanata'ya huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Evrenselliği ifade eden üniversiteler, insanoğlunun geliştirdiği evrensel değerlerin ve bilginin tecessüm ettiği, üretilerek geliştirildiği ve yayıldığı kurumlardır. Evrensellik iddiası, insanlığın ortak değerlerini paylaşma ve onlara katkıda bulunma çabasını gerektirir. Bu cümleden olmak üzere önemle vurgulamak gerekir ki, insanlığın geliştirdiği ön önemli değer insan hakları ve özgürlükleridir. Kanaatimce üniversitelerin eğitim, bilimsel araştırma, yayın ve teknoloji geliştirme fonksiyonlarını evrensel anlamda gerçekleştirebilmelerinin de ön koşulu, insan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesidir. Bir ülkenin aydınları olan bilim insanlarının, temel hak ve özgürlükler konusunda duyarsız kalarak bilimsel çalışmalar yapması ve öğrencilere bilgi aktarmasının aydın sorumluluğuna yakışmayacağı açıktır. Unutulmamalıdır ki, bilimsel özgürlük, evrensel hak ve özgürlük düşüncesinden bağımsız değildir.
Uzun ve acı dolu mücadeleler sonucu elde edilen temel hak ve özgürlüklerin, tehdit konseptleriyle şekillenen güvenlik kaygılarıyla sınırlandırılmaya ve hatta ortadan kaldırılmaya çalışıldığı günümüzde, bilim yuvası olan üniversitelerin, daha çok demokrasi ve daha çok özgürlük çağrısında bulunmalarının zamanıdır. Hiçbir korku, açık ve yakın tehlike olmaksızın temel hak ve özgürlüklerin kullanımının kısıtlanmasını haklı kılamaz. Bilimsel düşüncenin vazgeçilemez unsuru olan objektiflik, sübjektif değerlendirmelerle bir insan hakkının ihlaline izin vermez. Sübjektif değerlendirmelerle yapılacak keyfî uygulamalar, insanlığın evrensel diğer bir değeri olan demokrasinin ve hukuk devletinin baş düşmanıdır.
Üniversitenin, evrensel değer olan demokrasiyi ve ülkemizin vazgeçilemez değeri olan demokratik ve laik Cumhuriyeti koruma konusunda en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine olan inancım tamdır. Bilim insanları ve üniversite gençliği, cumhuriyet ve demokrasinin temel insan hak ve özgürlükleri bazında geliştirilerek korunması konusunda ülkenin gerçek bekçileri ve zinde güçleri olmalıdır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği, "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller" yetiştirme hedefine işte bu sayede ulaşmış oluruz. Onun kurduğu demokratik ve laik cumhuriyet, din, dil, ırk, zümre ve cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin tüm vatandaşlarını insan onuruna yakışır biçimde yaşatabildiği ölçüde ilelebet payidar kalacaktır.
Kanaatimce eğitim, gençlere hakta eşitlik, fakat fazilette rekabet düşüncesini kazandırabildiği ölçüde başarılıdır. Bu anlayış, bizim üniversitelerimizin, ulusal değerlerden hareketle evrensel değerlere yapabileceği en önemli katkı olabilir. Hak ve özgürlüklerde tam paylaşım; iyilikte ve erdemde herkesten üstte olmaya çalışma ideali taşıyan bir gençlik, adaletin, kardeşliğin, barışın ve ilerlemenin gerçek teminatıdır.
Dünyamızın ve ülkemizin önemli bazı sorunlarla karşı karşıya olduğu günümüzde, bilgi ve iletişim çağının sağladığı imkanları kullanabilen, birbirini anlayarak iletişim içinde olan, hak ve adalet duyarlılığı had safhada yüksek, gerekli bilgi ve becerilerle donanmış bireylerler, kurumsal olarak devletlerin başaramadığını başarabilir ve insan insana ilişkilerle Dünyayı daha da yaşanabilir bir mekana dönüştürebilirler. Tüm Dünyanın savaştığı bir zamanda, Büyük Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" gibi önemli bir ilkeyi temel harcına kattığı Türkiye Cumhuriyetinin insan hak ve özgürlüklerine saygılı, fikri, vicdanı ve irfanı hür evlatları, Atalarının en önemli mirası olan bilim ve aklın rehberliğinde, daha adaletli ve daha aydınlık bir Dünya için, karanlıkla, her türlü bağnazlıkla ve baskıcı zihniyetlerle mücadelede başarılı olacaklardır.
Bu düşünce ve duyguyla İzmir'den, Türkiye'ye ve Dünya'ya, İzmir Üniversitesi perdesinden yeni bir ses, yeni bir nefes verebilirsek ne mutlu bizlere.
Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Prof. Dr. Oğuz ATALAY
Rektör
|